İnsanlar cazgırlaşıyor. Bu ne demek? Hakkımızı savunuyoruz, konuşuyoruz, dik duruyoruz diye de mi suçlayacaksın bizi demeyin hemen. Kimse size pısırık yaşayın demiyor ama yaşayanları pıstırmaya çalışmaktan da vazgeçin artık. Sizin gibi düşünmeyi geçtim karşınızda düşünen insan görmeye tahammülünüz yok. Kendinizi bulduğunuz her ekrana çıkıp rahatça kendinizi malzeme yapabilmeniz için buna ihtiyacınız var çünkü. Bu Tarz Benim, Bu Stil Benim ya da ismi her ne olursa olsun, insanları aşağılayan, küçük düşürmekten, ağız dalaşından zevk alan yaratıklar oldunuz. Bu gün kazara açtığım iki kanalda da birbirine nefretle bakan, iftira eden, kırıtmaktan başka meziyet sergilemeyen, kendini ortaya atmaktan zevk duyan tek tip insanlar gördüm. Erkekler de girmiş kız kavgasına. Çift halinde hikaye mizaseni yapıyorlarmış. Salladıkça içinin boşluğu dökülecek gibi duran vitrin mankeni gibiler.
Bunları hakaret etmek için yazmıyorum. Hani büyük resme bakın derler ya bütün kötü karakterlerin haklı bir sebebi var gibi gösterilir romanlarda. Empati kurdurmaya çalışır büyük beyinler. Oysa bir insanın kendini şov yaparak, ortaya dökerek, çirkinleşerek var etmeye çalışması korkunç derecede acınası bir şeydir. Hele ki evlendirme programlarından başlayarak insanların en özeline girip ordadan aile içi hesaplaşma hikayeleri çıkartmak o çok kızdığımız dedikodunun aleni olarak yapılmasına bir pencere açmak demektir. Biz Bihter'e kızdık. Dalavere çevirdi, oyun oynadı, yalan söyledi, yanlış adamla aşk yaşadı diye. Çünkü sağolsun ön ayak oldu yapamayan ve yapıp da utananlara. "Utanacak bir şey yok canım değer dediğinizin üstüne bir yalan katı çıkarsınız ezilir gider." dedi. Biz Bihter'e kızmakta haklıydık ama o da çok fenaymış arkasında miras olarak bu cazgır kızları bıraktı bize. Hepsi de onun kadar oyuncu onun kadar hırslı. İşin acınası yanı bunlar gerçek hayattalar dizi, roman fln değil. Şimdi uğraşın durun bakalım. Zaman bulursanız da bu kızlarla büyüyen neslin halini bir düşünün derim ben.
dedikodu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dedikodu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
17 Şubat 2015 Salı
Bihter'e ayıp mı ettik ki?
Etiketler:
bihter,
bu stil benim,
bu tarz benim,
cazgır,
dedikodu,
giyim,
kavga,
model,
stil,
tarz
8 Şubat 2015 Pazar
Benim kilom Başkalarının sorunu
Merhaba'nın arkasından "ayyy ne güzel kilo vermişsin" "kilo mu aldın sen" "Karatay'dan dinledim bak şimdi..." "Maranki'nin kilo verme kürü kesin çözümmüş" gibi cümleler kuran insanlığını kilo muhabbetiyle değiştirmiş varlıklarda bıktım.
Ben vücudum benim kararım kampanyasını kilo için de başlatsınlar bari. Aldığım verdiğim kiloların hesabını size vermek zorunda mıyım? Ülkenin kilo gümrük bakanı mısınız Allah aşkına? Büyüklerin "ben senin yaşındayken tığ gibiydim" yaşıtlarımın "gelinlik dediğin 38 beden olacak" uzmanların "beslenme sisteminin dengesi karbonihdrat protein..." zırvalarından gına geldi. Başka mevzunuz yok mu? Dünyada açlık var, savaş var, hastalık var hepsini geçtim goygoy diye bi gerçek var. Başka bir şey takın artık kafanıza. Dernek kurup boyalı tırnaklarınızla tarla işçisi kadınların problemlerini konuşmanıza bile razı olacağım artık.
Eyyy elalem, annem bile boğazımdan inen lokmayı sizin kadar saymıyordur. Babam bizim mutfağa giren çıkanla sizin kadar ilgilenmiyordur. Tekstil ürünleri yöneticileri sizin kadar insan anatomisinin kilosal değişiklikleri üzerine rapor çıkartmıyordur. İnsanları görüşüne, giyinişine, konuşmasına göre ayırmanız yetmiyor gibi şişmanları hor görmeyi eğlence sanıyorsunuz. Sizlerin hastalıklı sıfır beden mevzunuzun sonunun nasıl bittiğini hep beraber gördük. Her hafta başka diyet yapsan sanrılı halinizi çok mu matah zannediyorsunuz? Asıl dalga konusu olan yemeğe kimyasal muamelesi yapan sizsiniz.
Kendi bedeninizi yücelterek varlığınızı sürdürmeye çalışıyorsunuz fakat benim bedenim üzerine bu kadar çok konuşma hakkını nereden buluyorsunuz? Size ne benim kalcamın yuvarlaklığından? Zayıflarsam Lopez'e benzeyeceğimden Size ne?!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

